555 Timer Entegresi

Merhaba arkadaşlar.. Bu yazımızda sizlere güzel bir entegre olan NE555′den bahsedeceğiz.

[sam id=”1″ codes=”true”]

NE555, bir sinyal üretici ve zamanlayıcıdır. DIP8 kılıfı vardır. Yani 4 adet karşılıklı bacağı vardır. Bu entegre ile asimetrik kare dalga ve simetrik kare dalga üretilebilmektedir. Entegrenin yapısını en güzel şekilde kavramak için basit bir zamanlama devresi kurabiliriz.

Görüntüsü, İç Yapısı ve Pinout:

NE555_nedir_555_piout

555 Devreye Nasıl Bağlanır?

 

PİN KARŞILIĞI   ANLAMI  
 1  Ground   Devrenin (- )bacağı.
 2  Trigger  Tetikleme bacağı.
 3  Output  Entegremizin çıkışıdır.
 4  Reset  Lojik 0 verildiğinde devre reset atar.
 5  Control  Küçük bir kapesitör ile toprağa bağlıdır.
 6  Threshold  2/3 VCC üzerinde gerilim olduğunda flip-flop reset atar.
 7  Discharce  NPN  transistörün kollektör bacağına bağlanır. Transistör iletimde olunca bu nokta toprağa bağlanır.
 8  VCC  +4.5vDC ile +16vDC arasındaki çalışma gerilimi verilir.

Kısaca özetlersek NE555 kare dalga üreten bir osilatördür. Aynı zamanda zamanlayıcıdır ve bunun için PWM üretir. Önemli bir not: Bu 555 ile bir invantör yapılırsa sinüs dalga isteyen buzdolabı, anfi, çamaşır makinesi vs. araçlar sorun yaşayacaktır. Philips firmasının 1975 yılında ürettiği bir entegredir. İlk entegrelerden biridir. Maksimum yarım saatlik periyotlarla kullanım için mükemmel sonuçlar vermektedir. Yarım saati geçen periyotlarda %10’luk bir hata payı vermektedir.

555 İle Neler Yapılabilir?

555, bir kare dalga sinyal üretici olduğu için aşağıdaki devreler 555 ile basit ve kaliteli bir şekilde kurulabilir:

  • Kare dalga inventör
  • TV jammer
  • Basit bir elektronik org
  • Enfaruj verici devresi

Ve daha neler neler 🙂 Not: Bu devrelerle ilgili örnekler ilerleyen zamanlarda sitemizde paylaşılacaktır.

Bazı BD ve BC Serisi Transistörler

Merhaba arkadaşlar… Bu yazımda sizlere bazı BC ve BD serisi transistörlerden bahsetmek istiyorum.

[sam id=”1″ codes=”true”]

NPN TRANSİSTÖRLER:

BC:

BC107 – BC140 – BC141 – BC237 – BC547 – BC182 – BC546 – BC547 – BC337 – BC338 – BC635 – BC637

BD:

BD135 – BD137 – BD139- BD141 – BD175 –  BD177 – BD233 – BD235 – BD237 – BD239 – BD241 – BD243 – BD245 – BD249

PNP TRANSİSTÖRLER:

BC:

BC160 – BC161 – BC212 – BC213 – BC257 – BC307 – BC308 – BC327 – BC328 – BC550 – BC557 – BC560 – BC638 – BC640

BD:

BD136 – BD138 – BD140 – BD176 – BD178 – BD180 – BD234 BD-236 – BD238 – BD240 – BD242 – BD244 – BD376 – BD378

LED Nedir Nerelerde Kullanılır, Parlaklık Ayarı, Arduino ile LED Kullanımı

LED’lerle ilgili yazımızı sizler için daha faydalı olması amacıyla güncelliyoruz. Bu yazıda ledlerin hangi amaçlarla kullanıldığını, ledlerin bacaklarını, LED bağlantısının nasıl yapılacağını, ledlerin çalışma voltajlarını ve LED parlaklığının nasıl ayarlanacağını öğreneceksiniz. Ayrıca LED ters bağlanırsa ne olur, fazla akım verilirse ne olur, ledin direnç hesabı nasıl yapılır gibi soruların cevabını da yazımızda bulabileceksiniz. İsterseniz artık LED’in ne olduğundan ve nerelerde kullanıldığından yazımıza başlayalım.

LED Nedir ve Nerelerde Kullanılır?

LED Nedir?

LED, ışık yayabilen diyotlara verilen isimdir. Yani çalışma şekilleri flemanlı lambalardan oldukça farklı olmasına rağmen benzer görevleri üstlenirler. Tahmin edilebileceği gibi çalışma şekli farklı olan iki devre elemanının özelliklerinin de farklı olması beklenir. Bu farklardan biraz bahsedelim. LED ile dalgaboyu birbirinden farklı ışık kaynakları elde etmek mümkündür. Yani yaydığı ışık insan gözü tarafından görünmeyen ultraviyole bir LED üretilebileceği gibi; mavi, kırmızı, sarı, turuncu gibi görünür dalgaboyu aralığında bulunan renklerde ışık veren LEDler üretmek de mümkündür. Aynı şekilde dalgaboyu, spektrumun diğer bir ucunda kalan kızılötesi ışın kaynakları da LEDlerle sağlanabilir. Işığın spektrumu hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayarak konuyla ilgili Vikipedi sayfasına ulaşabilirsiniz.

LED’ler Verimlidir

Flemanlı bir lamba enerjinin çok büyük kısmını ısı enerjisine dönüştürür. Isıya dönüşmeyen kısım da ışığa dönüşür. Lamba kullanırken amacımızın ısınmak değil, aydınlanmak olduğunu düşünürsek enerjinin büyük bir kısmının boşa gittiğini söyleyebiliriz. Ancak LEDler çalışırken enerjinin çok daha küçük bir kısmını boşa harcar ve ısıya dönüştürür. Hem günümüzün en büyük problemlerinden olan küresel ısınma açısından (daha çok enerji için daha çok karbondioksit salınacaktır), hem de faturalarımızın daha düşük gelmesini sağlayacağından LED lambaları tercih etmeliyiz.

Lambaların aynı ışık gücünü üretmek için harcadıkları enerjiyi gösteren tablo.
örnek bir hesaplama

Örneğin odanızı 1600 lümen gücünde bir lamba ile günde 6 saat aydınlattığınızı düşünelim. Bir yıl 365 gün, o halde lamba yılda 2190 saat yanacak demektir. Bu iş için akkor bir lamba tercih edersek yılda 219kWh enerji harcanır. Ama aynı iş için LED lamba tercih edildiğinde yaklaşık 44kWh enerji harcanır. Böylece odanızı aydınlatmak için harcadığınız enerjiden %80 tasarruf edersiniz.

LED lambalar akkor lambalara kıyasla daha pahalı, evet. Ancak bir de şöyle bakalım: elektrik birim fiyatını 0,3976TL [1] kabul edersek yukarıdaki örnek için akkor lamba yerine LED lamba tercih ettiğimizde yılda yaklaşık 70TL tasarruf sağlamış oluyoruz. Bu para ile şu anda piyasada yaklaşık 30TL[2] değerindeki LED ampüllerden iki tane daha satın alabilirsiniz. Ayrıca bu değişimle yılda yaklaşık 80 kilogram karbondioksidin atmosfere yayılmasını önlersiniz.[3]

LEDlerin Kullanım Alanları

Aydınlatma, Görüntü Oluşturma

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ledler aydınlatma amacıyla kullanılabilirler ve bu anlamda oldukça verimlidirler. Ledleri ortam aydınlatması dışında elektronik aletlerin ekranlarının aydınlatılması için de kullanıyoruz. Bu durum ekranın yapısına bağlı olarak ışığın daha eşit dağılmasını da kolaylaştırıyor. Ayrıca bu durum bataryayla çalışan cihazlarda daha uzun kullanım süresi sağlıyor.

LEDler LCD ekranlar için arka ışığı oluşturmak dışında doğrudan ekran olarak da kullanılabilirler. Elektronik tabelalar, skor tabloları, reklam panoları LEDler kullanılarak üretilen ekranlardır. Her bir LEDin hangi renkte yanacağı çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı kontrol edildiğinde görüntü oluşturulabilir.

Durum Bildirme, Hata Ayıklama

LEDler ile bir cihazın durumunu takip edebiliriz. Örneğin bir taşınabilir şarj cihazının şarjının ne kadarının dolu olduğunu üzerindeki dört ledden kaç tanesinin yandığına bakarak anlayabiliriz. Ayrıca fişe taktığımız bir cihazın enerji alıp almadığını da bu şekilde anlayabiliriz. Hatta ilk üretilen görünür bölgede ışık yayan ledlerin ışık gücü en fazla gösterge olarak kullanılmaya uygundu.

Bir devre tasarlarken veya tasarlanmış bir devre için yazılım oluştururken bir veri yolundaki sinyali gözümüzle görmek oldukça faydalı olur. LEDler bu amaç için oldukça kullanışlıdır.

Veri İletimi ve İletişim

LEDleri iletişim ve veri aktarımı alanında da kullanabiliyoruz. En basit haliyle dijital (sayısal) verinin 0 ve 1 değerlerinden oluştuğunu düşünürsek LEDin yandığı durumu 1, yanmadığı durumu 0 kabul edebiliriz. Böylece LEDin bulunduğu devre verici olarak adlandırılabilir. Alıcı olarak da ışığa duyarlı bir sensör (fototransistör) kullanılabilir. Böyle bir düzenekte genellikle kızılötesi görünmez ışık yayan LEDler ve bunları algılayabilecek sensörler kullanılır. Bunun nedeni kızılötesi ışınların ultraviyole ışınlara kıyasla zararsız olması olarak açıklanabilir. Ayrıca görünür ışınlar kullanılsaydı sistemin hatalı veri alması daha olası olurdu. Bu sistemin kullanımına örnek olarak elektrik sayaçlarımızı okuyan makineyi, televizyon kumandalarımızı, bazı uzaktan kumandalı oyuncakları, eskiden cep telefonlarında kullanılan kızılötesi dosya paylaşım sistemini, bazı multimetrelerin bilgisayar iletişim sistemini verebiliriz. LEDler kullanılarak ses, görüntü, dosya, metin ve benzeri diğer veri türlerinin kablo bağlantısı olmadan aktarımı sağlanabilir.

Elektriksel İzolasyonda LED Kullanımı

Elektriksel izolasyon, iki veya daha fazla devre arasında elektriksel anlamda bütün bağlantıların yalıtılması anlamına gelir. Ancak elektriksel anlamda izole edilmiş devreler birbirine manyetik alan, ışık vb. yöntemlerle bağlı olabilir. Kabloların dışında plastik bulunması elektriksel izolasyona örnektir. Eğer kablolar saf bakır olsaydı, kablolara dokununca akım üstümüzden toprağa akacaktı. Bu da büyük bir tehlike oluşturacaktı. Benzer şekilde telefonumuzun şarj cihazını düşünebiliriz. İdeal bir şarj cihazının şebekeye bağlı kısmının şarj cihazının çıkış kısmına elektriksel olarak hiçbir şekilde bağlı olmaması istenir. Çünkü aksi durumda çarpılma riskimiz olur. Ancak buradaki gibi durumlarda verinin devrenin bir kısmından diğer kısmına elektriksel bir bağlantı olmadan aktarılabilmesini isteriz. Bunun için optokuplör denilen bir devre elemanı kullanırız. Optokuplör yukarıda belirttiğimiz LED-sensör kombinasyonunu içerir. Optokuplör ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Elektriksel izolasyona evimizdeki ufak güç kaynaklarından sanayideki otomasyon sistemlerine kadar elektroniğin neredeyse her alanında ihtiyaç duyarız.

Algılama için LEDler (Sensörler)

Elektronik bir sistemin gerçek dünyadan veriler edinmesini sağlayan sistemlere sensör denir. Örneğin ışığın şiddeti, uzunluk, hareket durumu, renk ve benzeri değerler sensörler yardımıyla algılanır. Bazı sensör türleri doğrudan LEDler yardımıyla çalışmaktadır. Buna en basit örnek olarak bilgisayar farelerimizi verebiliriz. Bunun dışında endüstride motorların hızlarını tespit edebilmek için, hareket algılayabilmek için ve benzeri durumları algılayabilmek için LED içeren sensörler kullanılır. Yangın algılamak için kullanılan duman sensörlerinin bazılarında LED lambalardan faydalanılır. LEDler kullanılarak yukarıdakilere benzer örnekleri arttırmak mümkündür.

LED Bacakları: Anot – Katot

Sıradan bir ledde iki bacak bulunur, tıpkı sıradan bir diyotta olduğu gibi. Bu bacaklardan birine anot, diğerine de katot denir. Bu bacakları ayırt edebilmek için biri uzun diğeri kısa olacak şekilde üretilir. Uzun bacak anot, kısa bacak ise katot olarak adlandırılır. Uzun bacağı güç kaynağının artı ucuna, kısa bacağı da eksi ucuna bağlamalıyız.

LED Bağlantısı Nasıl Yapılmalı, LED Direnç Hesabı

LEDler sabit akımla çalışır ve bu değer aksi belirtilmedikçe 20mA olarak kabul edilir. Dolayısıyla LED’e uygulayacağımız voltaj ne olursa olsun, akımı 20mA’e sınırlamamız gerekir. Bu sınırlamayı yaparken en basit şekliyle bir direnç kullanırız. Direnç kullanmak yerine, özellikle paralel çok fazla ledi çalıştıracaksak, veya sürekli değişen voltajla çalışan bir devrede sabit akım üreten entegreler veya devreler de kullanabiliriz. Ama biz bu yazıda bu işlemi direnç ile yaparken nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini anlatacağız.

Tipik Ledler ve Voltaj Düşümü Değerleri

LED RengiForward Voltage (V)Baskın Dalga Boyu (mm)K
Kırmızı2.4630
Sarı2.4590
Yeşil3.8530
Mavi3.8465
Beyaz3.86500
Ilık Beyaz3.83500
LED renklerine göre forward voltage ve dalga boyu değerleri. NOT: Veriler LED üzerinden geçen akım 20mA olduğunda geçerlidir.

Tek Bir Ledde veya Seri Bağlı Ledlerde Voltaj ve Direnç Hesabı

Öncelikle yukarıdaki tablodan kullanacağımız LED türünü bulup voltaj düşümü değerini tespit etmeliyiz. İhtiyacımız olan en düşük voltaj değerini belirlerken voltaj düşümü değeri ile seri bağlı LED sayısını çarpmalıyız. (Tek bir led kullanıyorsak 1 ile çarparız.) Çıkan değer ihtiyaç duyacağımız en düşük voltaj değerini belirtecektir çünkü her bir LEDin ardından sistem voltajı “voltaj düşümü değeri” kadar düşecektir. Hatırlarsak aynı durum diyotlar için de geçerliydi; 12 volt bir güç kaynağına tipik bir diyodu seri bağlarsak çıkış 11.3 volta düşüyordu. Eğer bu değer elimizdeki güç kaynağının verebileceği en yüksek voltaj değerinden daha yüksekse, seri bağlı gruplar oluşturup bunları paralel olarak bağlayabiliriz. Örneğin 12 volt ile çok sayıda ledi aynı anda çalıştırmak istiyorsak 3 led ve 1 direnç ile gruplar oluşturup bunları gerekli sayıda paralel bağlayabiliriz.

Daha sonra OHM Kanunu kullanılarak gerekli direnç değeri hesaplanır. OHM Kanunu V=I*R olarak tanımlanır. Birimler sırayla Volt (V), Amper (A) ve OHM (OHM) olarak kabul edilir.

Seri bağlı LEDler için örnek devre.

Paralel Bağlı LEDlerde Akım ve Direnç Hesabı

Paralel bağlantıda her bir ledin çektiği akım * LED sayısı kadar akım sağlamanız gerekir. Yukarıda her bir ledin üretici tarafından aksi belirtilmedikçe 20mA kadar akım çektiğini söylemiştik. Akım değerini 20mA kabul ederek bir örnek durum düşünelim. 3 volt ile çalışan 10 tane LEDi paralel bağlamamız ve bu  için gereken güç kaynağının özelliklerini tespit etmemiz gerekiyor olsun. Güç kaynağının vermesi gereken voltaj 3 volttur. Çünkü daha fazla voltaj verilince ledler daha çok akım çekerek bozulacaklar, aksi durumda da çalışmayacaklar. Voltaj değerini tespit ettiğimize göre sıra akım değerini belirlemede. 20mA * 10 = 200mA olacaktır. Bu da 0,2A’ya eşittir. Bu durumda güç kaynağının anlık olarak 0,2A akım verebilmesi gerekir.

Eğer güç kaynağı LED voltajından daha yüksek voltaj sağlıyorsa akımı sınırlamamız gerekecektir. Yukarıdaki “seri bağlantı” bölümünde anlatıldığı gibi bir direnç ile bunu yapabilirsiniz. Ancak çok yüksek akım çeken devrelerde direnç ile akım sınırlamak pek doğru olmayabilir. Devre verimsiz olacaktır ve çok fazla ısınacaktır. Hatta oluşan bu yüksek sıcaklık bazı durumlarda yangın veya yaralanma gibi kötü durumlara bile sebep olabilir. Bu durumda seçilen direncin hesaplanan gücü [Güç (W) Voltaj (V) * Akım (A)] taşıyıp taşıyamayacağı dikkate alınmalıdır. Denemeler yaparken sıcaklık ölçülmeli, el ile kontrol edilmemelidir.

Eğer direnç bu gücü taşıyamayacaksa dirençlerin paralel bağlanması, paralel LED gruplarındaki LED sayısının azaltılması (ve seri / paralel gruplar oluşturulması), sabit akım sağlayan devrenin direnç yerine daha karmaşık ve aktif devre elemanlarından oluşan bir devre ile değiştirilmesi düşünülebilir.

Paralel bağlı LEDler için örnek devre.

Paralel – Seri Bağlı LED Grupları İçin Hesaplamalar

Bazı durumlarda ledleri seri bağlayarak gruplar oluşturur ve bu grupları paralel bağlarız. Böylece güç kaynağına ve amacımıza uygun led grubunu oluşturabiliriz. Örneğin “şerit led” olarak bilinen ledler seri bağlı üç led ve bir direncin istenilen uzunlukta paralel bağlanması ile elde edilir. Böylece kolaylıkla elde edilebilen standart bir voltaj olan 12 volt ile çalışan bir led grubu elde edilir. En kısa şerit led 3 tane ledden oluşur. Çalışan bir şerit leddeki led sayısı mutlaka üçün katıdır. Çünkü seri gruplar kesilirse o grup tamamen sönecektir.

Seri – paralel bağlı led grupları oluştururken güç kaynağınızın voltajıyla en fazla kaç led çalıştırabileceğinizi hesağlamalısınız. Eğer LED sayısı * LED voltajı güç kaynağınızın voltajından daha düşükse (daha yüksek olmamalı) akım sınırlama direnci kullanmalısınız. Bunu yukarıdaki seri bağlantı örneğini kullanarak yapabilirsiniz.

Daha sonra akımı hesaplamalısınız. Bunun için oluşturduğunuz seri bağlı LED gruplarını tek bir led gibi (çektiği akım tek bir ledin çektiği akıma eşit) düşünmelisiniz. Yani tek bir led 20mA çekiyorsa led grubu da 20mA çekecektir. Bu değeri toplam seri bağlı led grubu sayısıyla çarparak sistemin çekeceği toplam akım değerini bulabilirsiniz.

Paralel bağlı seri LED gruplarından oluşan örnek devre. 

LEDler Ters Bağlanırsa Ne Olur?

LEDler diyotlardır. Dolayısıyla LEDler, üzerinden akım geçmesi için doğru yönde bağlanmalıdır. Ters bağlı bir LED akım geçirmez ve ışık vermez. Ancak bu durumda LED üzerinde herhangi bir hasar oluşmaz. Ancak ters bağlı ve çok yüksek voltaj değerleri ledleri bozabilir ve kullanılmaz hele getirebilir.

Bir LED’e Fazla Akım Verilirse Ne Olur?

Bir cam sigortayı düşünelim. Taşıyabileceği en yüksek akım değeri belirlidir. Bu değer aşılırsa tel ısınmaya başlar, hatta kopar. Kopuk telden akım geçmeyeceğinden devrenin geri kalan kısmı korunmuş, ve olası yangın durumları önlenmiş olur.

Bir LED de, veya herhangi bir elektronik parça da, taşıyabileceği akımdan daha fazla akım çekerse fiziksel ve/veya kimyasal yapısında değişiklikler olur ve bozulur.

9 voltluk bir pile LED’i doğru kutuplar ile bağlarsanız ledin çok kısa süre (1 saniyeden az) ışık verdiğini, sonra bozulduğunu gözlemlersiniz. Çünkü 9 voltta LED üzerinden çok kuvvetli akım geçer. Bu durumda led bir “sigorta” gibi davranır ve bir daha asla üzerinden akım geçirmez.

LEDlerde Parlaklık Ayarı Nasıl Yapılır?

Bir LED üzerinden 20mA akım geçerlen LED tam parlaklığında çalışıyorsa 10mA akım geçtiğinde LEDin parlaklığı azalacaktır. Yani LEDin parlaklığı belirli sınırlar dahilinde üzerinden geçen akımla doğru orantılıdır. Bunu voltajı düşürerek veya direnci yükselterek sağlayabiliriz.

Potansiyometre kullanarak led parlaklığının ayarlanmas.
Potansiyometre ile LED parlaklığının değştirilmesi (NOT: bu uygulamada direnç değeri olması gereken değerin altına düşerse üstte belirttiğimiz “Bir Lede Fazla Akım Verirsek Ne Olur” durumu gerçekleşir. Bu nedenle bu şekilde kullanımı çok doğru değildir. Bu durumu önlemek için potansiyometreye potansiyometre yokmuş gibi yukarıda belirttiğimiz yöntemle hesaplanan direnç değerinde, seri bir direnç bağlanabilir. Ancak bu yöntem paralel bağlı ledlerde yüksek akımdan dolayı sorun yaratabilir. Bu nedenle büyük bir LED grubunun parlaklığı değiştirilmek isteniyorsa PWM yöntemi kullanılmalıdır.)

PWM ile LED Parlaklık Kontrolü

LEDin parlaklığını bir mikrodenetleyici ile kontrol etmek istiyorsak veya büyük güçlü bir LED grubunu kontrol etmek istiyorsak yazılım ile voltajı veya direnci değiştirmemiz çok kolay ve maliyet açısından uygun değil. Ayrıca direnç değişimi yoluyla parlaklığın değiştirilmesi verimli de değil.

Bunun yerine şöyle bir şey yaptığımızı düşünelim: Bir lambayı bir saniye içinde hiç söndürmezseniz tam parlaklığında yanacaktır. Bir saniyenin tamamında söndürürseniz lamba hiç ışık vermeyecektir. Peki bu lambayı bir saniyenin yarısında yakıp yarısında söndürürseniz? Yanıp sönen bir lamba elde edersiniz 🙂 Ancak süreyi bir saniyeden çok daha kısa belirlediğinizi düşünün, o zaman ne olur? Gözümüz lambanın söndüğünü algılayamaz ve lambayı yarı parlaklığında yanıyormuş gibi görür.

Lambanın açık kalma/kapalı kalma oranını değiştirerek LED parlaklığını istediğiniz seviyeye getirebilirsiniz. Bu yönteme PWM deniyor ve bilgi aktarımından motor hız kontrolüne, lambaların parlaklıklarına kadar pek çok şeyi düzenlememizi sağlıyor. PWM ile ilgili detaylı bilgi veren başka bir yazı yazmayı düşünüyorum.

PWM ile LED parlaklık kontrolü için örnek devre.

Aşağıdaki devreyi kullanarak mikronetleyiciye ihtiyaç duymadan PWM sinyalleri oluşturabilir, böylece sadece parlaklık kontrolü gerektiren uygulamalarda maliyeti düşürebilirsiniz. Devreyi 5 -15 volt DC ile besleyebilirsiniz. Üstteki devreyi bu devreye bağlayarak seçtiğiniz MOSFETin gücüyle orantılı olarak çok güçlü LEDlerin – LED gruplarının parlaklığını kontrol edebilirsiniz.

555 Zamanlayıcı Entegresi ile kurulmuş PWM üretici devresi.

Arduino İle LED Parlaklık Kontrolü

Arduino ile led parlaklığını ayarlarken LED’i Arduino’nun PWM pinlerinden birine bağlamalıyız. Arduino UNO’daki PWM pinleri 3 – 5 – 6 – 9 – 10 – 11. pinler. (Kartta yanında ~ sembolü olan pinler.) Tek bir LED’in parlaklığını kontrol etmek istiyorsak bu pinlerden birine 220 ohm değerinde bir direnç bağlayarak LED’in pozitif ucunu (uzun bacak) bu dirence bağlamalıyız. LED’in kısa bacağını da Ardiuno’nun GND’sine bağlamalıyız.

Eğer daha büyük güçte LEDleri kontrol etmek istiyorsak uygun bir MOSFET seçerek “PWM ile LED Parlaklık Kontrolü” başlıklı devreyi bu pine bağlamamız gerekir.

PWM oluşturmak için örnek kod:

int led_pin = 6; //LED'in bağlı olduğu PWM pini.

void setup() {
  //LED pinini çıkış olarak tanımlıyoruz.
  pinMode(led_pin, OUTPUT);
}
void loop() {
  for(int i=0; i<255; i++){
    analogWrite(led_pin, i);
    delay(5);
  }
  
  for(int i=255; i>0; i--){
    analogWrite(led_pin, i);
    delay(5);
  }
}

Kodu incelerseniz analogWrite() fonksiyonu ile LEDin bağlı olduğu pine çeşitli değerler gönderiyoruz. Bu değer 255 olduğunda LED tam parlaklıkta yanacaktır, 0 olduğunda tamamen sönecektir. Bunun nasıl gerçekleştiğini anlatan detaylı bir yazı yazmayı planlıyorum.

Umarım faydalı bir yazı olmuştur. Sorularınızı yorumlardan sormaktan çekinmeyin. Başka bir yazıda görüşmek üzere…

KAYNAKLAR

[1] https://encazip.com/elektrik-fiyatlari

[2] https://www.google.com/search?q=1600+l%C3%BCmen+led+amp%C3%BCl&tbm=shop

[3] https://blueskymodel.org/kilowatt-hour

Optokuplör

Merhaba arkadaşlar, bu yazımızda sizlere optokuplörlerden bahsedeceğiz.

[sam id=”1″ codes=”true”]

Yapısı LED ve foto diyot veya foto transistörden oluşmaktadır. Gövdesi plastiktir ve ışık iletimine uygundur.

Işık Yayan Diyot (LED) kızılötesi ışık yayar. Foto diyor veya transistör, bu ışıktan etkilenir. Bu sayede bir devreye uygulanan gerilim ile ikinci devre kumanda edilmiş olur. Bu iki devre arasındaki bağlantı sadece ışık ile sağlanmış olunur.

Bu sayede daha korumalı bir devre elde etmiş olursunuz..optokuplor

Osilatör

Merhaba arkadaşlar… Bu yazımızda sizlere osilatörlerden bahsedeceğiz.

[sam id=”1″ codes=”true”]osilator_ornekleri

Bir salıncağı salladığınızı düşünün. Hareketleri zaman içerisinde nasıl değişir? Tabi  zamanla durur. Salıncağın durmaması için neler yapılabilir? Sürekli sallamaya devam edilebilir mesela 🙂 .

Osilasyon, Herhangi bir nesnenin belli bir değere göre iki durum arasında zamana göre tekrarlanan değişimdir.

Elektronikte ise osilasyon, yönü ve şiddeti belirli bir düzene göre değişen sinyallerdir. Osilasyon, bazı durumlar hariç istenmeyen bir durumdur. Osilasyon sinyalleri üreten elektrik devrelerine osilatör devresi denir.

Osilatör, belirli bir frekansta testere dişi, üçgen, kare ve sinüs dalga üretmeye yarayan, geri beslemeli yükseltme devresidir.

Osilatöre bir kez elektrik verildiğinde çıkıştan alınan sinyal AC’dir. Bu sinyalin küçük bir bölümü, girişte geri beslenerek girişte yükseltilir.

OSİLATÖRLERİN KULLANIM ALANLARI: Osilatörler televizyon, radyo, telsiz, AM alıcı ve vericiler, FM alıcı ve vericiler gibi sistemlerde genel olarak elektronik haberleşme sistemlerinde ve otomasyon sistemlerinde yaygın biçimde kullanılmaktadır. Kullanım amacı üzerinde durmak gerekirse karışık sistemlerde elemanlar görevlerini yerine getirebilmek için değişik tipte sinyallere ihtiyaç duyar. Örneğin bir mikro denetleyicinin yazılmış olan programı yürütebilmesi için bir kare dalga (saat darbesi) sinyal ile tetiklenmesi gerekmektedir yani en genel ifadeyle osilatörde amaç istenilen yerde istenilen miktarda ve istenilen türden sinyalin üretilmesini sağlamak ve elemanların ihtiyaçlarını gidermektir.

Transistör

Merhaba arkadaşlar… Bu dersimizde sizlere transistörlerden bahsetmek istiyoruz.

[sam id=”1″ codes=”true”]

Transistörler, anahtarlama elemanı olarak kullanılabileceği gibi yükseltme elemanı olarak da kullanılabilir.  NPN ve PNP olarak iki türü vardır. Transistörlerin üç bacağı vardır. Bunlar; emiter, base ve collectordür.

Transistörleri bir çeşmeye benzetebiliriz. Base, musluğun başı gibidir. Elektriğin az yada çok geçmesini sağlar. Collector ise şebeke gibidir. Emiter, suyun musluktan çıktığı yer gibidir.

transistor_musluk

NPN ve PNP Transistörlerin özellikleri:

NPN:

Baseye (+) gerilim verildiğinde; collectorden emiter’e akım geçer.

=Örnek Anahtarlama Devresi=

npn_transistor_anahtarlama

PNP:

Base, şaselendiğinde collectorden emitere akım geçer.

=Örnek Anahtarlama Devresi=

pnp_transistor_anahtarlama

 

Röle

Röle, bir tür elektrik anahtarıdır. Yani evimizdeki lamba anahtarlarıyla aynı işi yapar. Peki aynı işi yapıyorsa neden farklı bir devre elemanı var?

Bir elektrik anahtarının düğmesine bastığımızda akımın akmasına izin verir, tekrar bastığımızda da engelleriz. Rölede ise bir düğme yoktur. Bunun yerine bir bobin bulunur. Bobin üzerine DC gerilim uygulandığında sabit bir manyetik alan oluşur. Yani bobine enerji verildiğinde mıknatıs elde edilir. Bu da büyük bir avantajdır. Çünkü gerektiği zaman mıknatıslık özelliği gösteren, gerektiği zaman da mıknatıslık özelliğini kaybeden bir cihaz elde etmiş oluruz. Bu özellikten faydalanılarak pek çok ürün geliştirilmiştir. Elektrik motorları, bazı trenler ve kapı zilleri de dahil olmak üzere saymakla bitmez elektromıknatısların kullanım alanları… Bu ürünlerden biri de röledir. Elektromıknatıs yardımıyla hareket ettirilen kontaklar sayesinde elektrikle kontrol edilen bir elektrik anahtarı yapmak mümkün olmuştur.

Şimdi gelelim bu durumun bizler için sağladığı avantajlara… Çevremizden örnekler vermek gerekirse, harekete duyarlı lambalar, uzaktan kumandayla açılıp kapatılabililen prizler, zaman ayarlı prizler, rölelerin pek çok kullanım alanından bazılarıdır. Röle ile büyük güçlü elektrikli cihazlar; dijital devreler yardımıyla kontrol edilebilir olmuştur. Bu zaten transistör gibi elemanlarla da yapılabiliyordu ancak röle kullanmanın sağladığı bazı avantajlar var.

Röle kullanmanın avantajları

Bunlardan en önemlisi, rölenin elektriksel izolasyon sağlamasıdır. Düşük voltajlı dijital bir devreyle şehir şebekesine bağlı yüksek voltajlı bir elektrik devresi kontrol edileceği zaman güvenlik gerekçesiyle bu iki devre arasında elektriksel bir bağlantının olmaması istenir. Rölenin bobini ve kontakları arasında hiçbir elektriksel bağlantı bulunmadığından röleler böyle uygulamalarda tercih sebebidir. Transistörle anahtarlama yapıldığında ise yükün voltaj referansıyla transistörün bağlı olduğu dijital devrenin voltaj referansının aynı olması gerekir. Bu da yüksek voltajlı uygulamalarda büyük bir güvenlik riskidir. Diğer bir avantaj ise verimdir. Çoğu büyük güçlü uygulamada röle kullanıldığında transistöre göre daha az enerji boşa harcanır.

Röle kullanmanın dezavantajları

Bir transistörle röleyi karşılaştıracak olursak transistörün anahtarlama hızı kHz seviyelerindeyken rölenin bu hıza ulaşması mümkün değildir. Örneğin bu sebeple büyük güçlü bir lambanın parlaklığı kontrol edilecekse röle kullanılamaz. Küçük güçlü ve pille çalışan uygulamalarda transistör kullanmak daha az enerji harcayacaktır.

Röleler nasıl kullanılır

Bir rölenin iki tanesi bobin bacağı, diğer iki tanesi de kontak bacağı olmak üzere en az 4 bacağı vardır. Kontak sayısına bağlı olarak bu sayı değişebilir. Bu örnekte kullanacağım röle, sıkça kullanılan 12v rölelerden. Kontaklar için 3, bobin için 2 bacağı var. Bu üç bacaktan biri ortak, diğeri normalde kapalı, sonuncusu da normalde açık olandır. Röle bobinine enerji verildiğinde normalde kapalı kontaklar açılır, normalde açık kontaklar kapatılır. Ortak ile kapalı kontaklar iletkendir.

Röle kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Şuna dikkat edelim, röle bobinine giden enerjiyi kestiğimiz anda çok yüksek bir potansiyel fark oluşur. Bu voltaj, bobine verdiğimiz voltajla ters kutuplara sahiptir ve manyetik akının bir anda kırılması sebebiyle oluşur. Dijital devrelerle çalışırken, röle bobinine giden enerjinin kesilmesi anında oluşan bu voltaj, devrenin kısa zamanda bozulmasına sebep olacaktır. Bu durumun önüne geçebilmek için bobine paralel olarak bir diyot bağlanır. Bu diyotun röle beslemesine ters kutuplu olması çok önemlidir, yoksa bütün akım diyot üzerinden toprağa akacaktır. Ters kutuplu diyot üzerinden akım geçmeyeceğinden; diyot, devrenin normal çalışması sırasında herhangi bir etki göstermeyecektir. Ancak bobine giden enerji kesildiği anda beslemeye ters kutuplarla oluşan voltaj, bu diyot üzerinden geçerek kaybolacaktır. Bu şekilde elektronik devrelerin bozulmasını engellemiş olursunuz.

Mikrodenetleyici ile rölenin en doğru şekilde kontrol edilmesi

Bir mikrodenetleyiciye röle bağlıyorsak çok yüksek ihtimalle şehir şebekesiyle çalışan bir cihazı kontrol etmek istiyoruzdur. Bunu yaparken kesinlikle şebekeye bağlı devrenin mikrodenetleyici devresinden elektriksel olarak bağımsız olması gerekecektir.

5 volt ile çalışan bir mikrodenetleyici ile 5 volt bobin voltajı olan bir röleyi sürerken röle bobinini doğrudan mikrodenetleyiciye bağlamamalısınız. Bunun sebebi, mikrodenetleyicilerin çıkışlarından çekilebilecek akımın çok sınırlı olmasıdır. Bunun yerine bir transistör ile rölenin bobinini sürmelisiniz. Bu durum tabii ki 5 volttan daha yüksek voltajla çalışan röleler için de geçerli. NOT: Yukarıda da bahsettiğim gibi, kesinlikle bobinin beslemesine ters kutuplu bir diyot koymadan bir mikrodenetleyiciye veya transistöre röle bağlamayınız.

Bu devre ile bir röleyi sorunsuzca mikrodenetleyiciye bağlayabilirsiniz. Ancak mümkünse aşağıdaki devreyi kullanın 🙂

Şimdi sizlere Arduino ile kullanılan röle modülünün devre şemasını paylaşacağım. Mikrodenetleyici ile röle kullanırken bu devreyi tercih ederseniz daha güzel olacaktır. Çünkü bu devrede mikrodenetleyici ve röle için ayrı güç kaynakları kullanıyorsanız onlar da izole olarak çalışacaktır. Optokuplör ile ilgili yazımızı okumak için https://blog.turkiyeelektronik.com/2016/03/04/optokuplor/ adresine bakabilirsiniz.

Bir rölenin optokuplör ile nasıl sürüldüğünü gösteren devre şeması.
Bu şema ile rölenizi güvenle mikrodenetleyiciye bağlayabilirsiniz.

Umarım anlaşılır ve faydalı bir yazı olmuştur. Anlamadığınız yerler olursa veya ek bilgiye ihtiyaç duyarsanız sorunuzu yorumlardan sormaktan çekinmeyin. Eğer içeriği faydalı bulduysanız paylaşarak bana destek olabilirsiniz :)) Başka bir yazıda görüşmek üzere…

LDR

Merhaba arkadaşlar… Bu yazımızda sizlere LDR’nin ne olduğundan bahsedeceğiz.

[sam id=”1″ codes=”true”]

LDR (foto direnç), üzerine düşen ışık şiddetiyle ters orantılı olarak değişen dirençtir. Hem AC akımlarda hem de DC akımlarda aynı özellikleri gösterir.

0B5yPSIH6G3mSVmtSTFdOZi1qdGc

Örnek bir devre (karanlıkta yanan lamba):

f21295b1241222db2b08e3035b9d52e1

Kondansatör

Merhaba arkadaşlar… Bu yazımızda sizlere kondansatörlerden bahsedeceğiz.

[sam_ad id=”1″ codes=”true”]

Kondansatörler, elektriksel yükü içerisinde depolama özelliğine sahip devre elemanıdır.  Yalıtkan bir malzemenin iki iletken maddenin arasına konulmasıyla üretilir. Filtreleme devrelerinde, anfi devrelerinde kullanılır.kondansator_sembolu

Kutuplu ve kutupsuz olmak üzere ikiye ayrılır. AC akımlarda kutupsuz kapesitör kullanılır. Görseldeki İlk sembol kutupsuz kapesitör simgesidir. Kutuplu kapesitör ise DC akımlarda kullanılır.

Diyot

Merhaba arkadaşlar…

Bu yazı ikinci yazımız… Sizlere diyot devre elemanı hakkında bilgi vermeye çalışacağız….  [sam id=”1″ codes=”true”]

Diyot adlı devre elemanı, akımın sadece tek yöne akmasını sağlar.

Diyotun Görseli:diyot_gorsel

Diyotun Şeması:

diyot_polarma

TÜRLERİ:

  1. Lamba Diyotlar
  2. Metal Diyotlar
  3. Yarı İletken Diyotlar
  4. Köprü Diyotlar
  5. LED Diyotlar

Lamba Diyotlar:  Lamba diyotlar en yaygın biçimde redresör ve detektör olarak kullanılmıştır. Sıcak katotlu lamba, civa buharlı ve tungar lambalar bu gruptandır. Sıcak katotlu lamba diyodun iç görünüşü ve çalışma şekli verilmiştir. Şekilde görüldüğü gibi ısınan katotdan fırlayan elektronlar atom tarafından çekilmekte ve devreden tek yönlü bir akım akışı sağlanmaktadır. Eskiden kalanların dışında bu tür diyotlar artık kullanılmamaktadır. (Alıntıdır)

Metal Diyotlar: Bakır oksit (CuO) ve selenyumlu diyotlar bu gruba girmektedirler. Bakır oksitli diyotlar ölçü aletleri ve telekomünikasyon devreleri gibi küçük gerilim ve küçük güçle çalışan devrelerde, selenyum diyotlar ise birkaç kilowatt ‘a kadar çıkan güçlü devrelerde kullanılırlar. (Alıntıdır)

Yarı İletken Diyotlar:  P-tipi ve n-tipi germanyum veya silisyum yarı iletken kristallerin bazı işlemlerden geçmesi sonucunda oluşur. Hem elektronikte hem de elektrikte kullanılır.

Köprü Diyotlar: AC akımları DC akıma çevirmekte kullanılır.

LED Diyotlar: Light Emitting Diode (Işık Yayan Diyot); yarı iletken, diyot mantığıyla çalışan, ışık yayan bir devre elemanıdır.

 

%d blogcu bunu beğendi: